Bir Adamın Kedisi Olmak ?

Giydireyim , rahatlıyayım diye değil . Hatırlayayım söveyim nefret edeyim de daha çok aklımda kalbimde yer etsin diye ...

Başka bir şey değil . Sevmekten daha çok güçlü bir duygu varsa bu nefret olmalı. Kin tutmak için değil de unutmamak için en önemli duygu nefret bence . Kapımın önüne mama için gelen kediye duyduğum sevgi gibiydi biraz . Kedi mama için gelirdi , biraz severdim o da beni severdi sonra mamasını getirir karnını doyururdum . Karnı doyunca bakışırdık , bir miyav derdi ben de derdim ki Selametle. Yine beklerim . Aradan zaman geçerdi , sonbahar olurdu ortalık rüzgar kıyamet , onu özlerdim kapımı aralık bırakır mamayı da  içeriye koyardım , gelmezdi . Kış gelirdi ortalık kar kıyamet , kapımı aralık bırakırdım , maması aynı yerinde sobamın yanında dururdu. İlk bahar gelirdi . " Ulan , bu sefer gelir hem de kesin gelir ! Çünkü kediler yağmurlu havayı sevmez ! " Kapım yine açık , mama aynı yerde yine bizimki yok ortalarda . Nerede benim kedim ? O kadar güvenirdim ki ona , aklıma hiç " birisi sahiplendi mi ? " , " başka yere mi gitti ? " gelmezdi . O hep oradaydı ve kafamda onunla ilgili daima endişelerim olurdu . Öldü sanırdım , üşüdü sanırdım , aç kaldı , ıslandı ,kavgaya karıştı ... Yaz geldiğinde yine çıkar gelirdi , severdim . Çünkü hiç değişmedim , nefret etsem de , kızsam da , bağırmak isteyip bağırmasam da hep severdim . Doğasına aykırıydı belki . Bir adamın kedisi olmak mesela , doğasına aykırıydı diyorum . Kediler sahiplenilmezdi be oğlum. " Kendini bunca yıl nasıl kaptırdın gittin ki ? " diye ben de sordum kendime . Cevaplamak çok zor oldu lakin bence benimle aynı hisleri paylaşan herkesin verebileceği türden bir cevaptı ; " seviyorum " diyebilmek . Fazlası vardı belki düşünmem gereken . Belki de kendi kedimi çıkıp aramak ona ihanetti . Hem ya ben yokken eve gelir ve bulamazsa ne olacaktı ? Endişeler işte . Atlamamam ve söylemem gereken bir şey vardı aslında , cevap şuydu " ben yalnızım ". Ben aslında onu sahiplenmek istemiyordum , onunla yaşamak istiyordum . Konuşacak kimsem yoktu , güvenebilecek kimsem yoktu . İşlerim vardı , problemlerim vardı , amaçlarım , hedeflerim , hayallerim hepsi vardı da bunların hiç birisi yalnızlığımı giderecek bir sıcaklık değildi . Çünkü tırmalanmaya ihtiyacım var.  Gecenin bir vakti uykum bölünse bile , sesi duyup üstüne doğru yürürken yüzümde aptalca bir gülümseme olmasına ihtiyacım var yaptığı şeyi merak ettiğim için . Etrafı yıkıp dağıtırken , birinin de benimle aynı safta kültablasını fırlatmasına ortalık bir yere saksıyı dökmesine ihtiyacım var çünkü . Anlıyorum , yalnızım ve bu tüm kötülüklerden daha çok acıtıyor canımı. Ben yazı yazarken birinin elimin üstüne yatıp uyuyakalmasına ihtiyacım var çünkü . Anlatamıyorum belki de , bak konu " Bir adamın kedisi olmak " ve ben hiç kedim ol demedim . Bir kediye sahip olmak istemedim çünkü onunla hayatımı paylaşmak istiyorum görüşündeydim . Beraber tatillere çıkmak , otobüs almayınca otobüs firmasıyla kavga etmek , suçlu kedi bile olsa , onun yanında onu savunmak .

İşin tiraji komik kısmı şuydu; Kedi sadece yaz aylarında kapıma mama için geliyordu kapıma ve ben boynuna bir tasma takmadığım , onu eve hapsetmediğim , " Sen gerizekalısın bırak miyavlamayı , o iğneden olacaksın " demediğim ve o ağlarken ona acımasızca bakmadığım için böyle oldu . Çünkü nefret sevgiyi çekerdi ve birini hapsettikten sonra sana alışması ise bilimsel kanıtlanmış bir şeydi.

Ben ne mi yaptım ? Özgür bıraktım. Hayatını yaşasın istedim , kısıtlamadım . Kedi ulan işte görünce aptalca gülümsemene sebeptir ve asla çirkin olanı yoktur . Vel'hasıl mamasını yedi ve gitti işte. Ben arkasından bakıp ağzımı dahi açamadım . Ağladım ama anlatamazdım ki . Bir kediye neden ağladığımı asla anlatamazsın zaten . Yazın yine gel güzel kedi Frejya . Beni evde bulursan bil ki yine seni bekliyorum demektir ve mamanın nerede olduğunu biliyorsun . Selametle ...

Yorumlar

Popüler Yayınlar