Vaziyetler Sorgusu

Her gün yeniden öğrenirken kalkıp ben biliyorum deme cürretini göstermiyorum. Olduğum gibiyim , hiç değişmedim aslında . Kafamdaki sorular ve cevapları derken kendimi kaybettiğim doğrudur . "Cevap hep önünüzdedir" diyorum herkese ve her zaman . Kelin ilacı misali kendim için unutmuştum belki de hatırlatan hatuna buradan kucak dolusu sevgiler , onu çok seviyorum . Durumu kabullenmek benimkisi , karşılıksız olmasını bile bile seviyorum gibi bir manyaklık ancak benim gibi bir deliye yakışırdı zaten . Belki de eskiden bir yara bandıydım yada bir ameliyattım . Belki de mutluluğun tam kendisiydim . Ne olduğunu sorgulamıyorum bile .

Seçimleri zorunlu olarak yapan insanların hesapları bunlar , ben zorunda olduğum bir şey hatırlamıyorum . Sorgulamıyorum , çünkü sorgulayınca kendimden dışarı çıkmak rahatsız edici bir şey . Hiç değişmedim derken , bütün duygularım , hareketlerim , karakterim kısacası her şeyimi kastediyorum . Yüzsüzlük yapmanın alemi yok kendinize , insan hatayı kendisinde aramalı bence. Eğer o gün , öyle bir şey yapmasaydım , dilim , elim , kalbim tutulsaydı yani . Şu anda edineceğim tecrübeyi edinemeyecektim , Hayatımda kocaman iki ömüre değecek iki ay yaşadım sadece . İnsan saf aşk ile mutluluğu hissedince pek bırakamıyor .Deneyin isterseniz  "arkanda bırak" deyip öğütte bulunun , " sadece aşk için mi yaşıyorsun? " deyin . Söyleyin , en son ne zaman yüzünüz güldü ? Aralıksız en fazla kaç saat sohbet edebildiniz ? Hem de hiç kesilmeden , hiç gözlerinizi birbirinizden kaçırmadan dahası kavga bile etmeden , tartışmanın anlamını yaşadınız mı ? Hiç egonuz ve benim dediğim doğrudur mantığı yürütmeden kaç dakika hayatınızı geçirdiniz ? Karşınızda mantıklı konuşanınız oldu mu ? Evlenmek için mükemmel şartlarda hanginiz yaşadı ? En azından bir kavganız vardı , en azından surat asıyordunuz ve en azından biriniz karşısındakine güvenmiyordu . Bazı şeylerin tadı acı , bazı şeylerin tadı ise tatlı değil mi ? Eğer öyleyse size diyorum arkadaş , acı şeylerin tadını unuttuğunuz anlar oldu mu sizin ? Hem de aralıksız. Hiç öyle bir tanım yokmuş gibi . En başta sorgulamıyorum demiştim , sorguluyorum aslında . Çünkü düşünmek insanın doğasında var , ben sadece mevzu bahsi geçen hatunun bana olan duygularını sorgulamıyorum . Yaşadıklarımı sorguluyorum , bunlar şimdi birer anı olarak mı kalmalı ? Anısını yerim , bunları unutmak gerektiğini hele köpeklere dağıtırım . Eskide kaldı dediğiniz , geçmişte yaşandı bitti denilebiliyorsa bu olaya , ben her allah'ın günü yaşıyorum bunları yalnızlığımla . Hep rebecca var hayatımda , onun gerçekte olmadığını biliyorum . Sağolsun yardım ediyor , bazen onun içemediğini bildiğim halde ona kahve yapıyorum , kola veriyorum , karşılıklı sigara yakıyoruz . Son halim yürüründe sıkıntı olmayan , kaza geçirmemiş , lokal boyalı araba gibi.

Rebecca da yalan , bazı dostluklar da yalan , mutlu olduğum anlar da yalan. Artık içimden gelerek gülemiyorum , bazı anlar dışında . Bu beni hırpalamıyor yada beni üzmüyor . Depresyonda olan bir insan durumunu kavrayamazmış. Ben ne halde olduğumu biliyorum , kendim söylüyorum lakin ben inanmıyorum . İnanasım gelmiyor , böylesine yaşamayı kabul etmiyorum . Durumuma isyan benimkisi , zaten yarın yine bir şey değişmeyecek bu nedenle değişecek diye umut etmenin bir anlamı yok . Hep beklentilerimiz bitirmedi mi zaten bütün duygularımızı ...

Yorumlar

Popüler Yayınlar