Düşen Savaşçı
Ufaktan kaybediyorum kendimi işte. Ne olmasını bekliyordum ki , sonucu bu olmalıydı ya da şu olmalıydı demek ile nereye kadar . Ön yargılarım , beni etkisi altına alıyor yine . Ben düşünmek , yoğunlaşmak istiyorum. Yaşamak istiyorum , YAŞAMAK! Düşüyorum işte , kimselere ses etmeden , görünmeden , yavaştan hızlanarak düşüyorum. Mehtap kayboluyor , hava kararıyor tekrar açıyor. O kadar yüksekten düşüyorum ki hemen hemen hepsini görebiliyorum. Değecek mi ? Düşmeme değecek mi ? Eskiler kucak açıyor , görebiliyorum. Yaklaştım zemine , karınca görünen bu anılarımın kocaman halleri beni karşılıyor. İşte şimdi düştüm . Ruhumu bir yerlerde kaybetmiş olmalıyım. Kılıçlarım kırılmış , yanımda ne yiyecek ne de içecek var. Biraz doğrulup ayağa kalkıyorum , başıma dikilen eskilerden yardım almaksızın. Kötü şeylerin yanında , dayanıklılığım gelişmiş. Belki başka değişimler de olmuştur. Neyse iki adet kılıç bulmalıyım. Son gücümü avlanmaya kullanacağım. Yaşamak istiyorum işte . Beni aşağıya atan Frejya . Yüzünü nasıl unutabilirim ki , ellerini , kullandığı kılıcı ve kullanış şeklini. Hiç ama hiç bir şeyini unutmayacağım. Kin ya da öfke yok içimde , intikam almak bana göre değil ama bu gözlerinin önündeki acı çekerek yaşamam , onu rahatsız edecektir. Bunu biliyorum sadece . Kimseyle konuşmuyorum , hiç bir şey paylaşmıyorum. Bir ev yapmalıyım fakat bu kasaba gürültüsüne yakın yerde ölmek istemiyorum. Beni mümkünse umursamasınlar. Öyle birisiyim işte. Bu saatten sonra Frejya'ya söylediğim sözleri , başkasına nasıl söyleyebilirim ki . Kopmaz bir bağlılığım var. En güzel günlerim Frejya'nın yanında geçti. Geçti ve bitti. Ömrümü orada tamamladığıma inanıyorum. Bütün olaylar sonucunda bunu görmek için kör olmak lazım . Şükür , ben kör değilim. Neyse burası zaten kalabalık ve ben çok sıkılıyorum . Meraklı bakışları sevmiyorum , dikkat çekmek için gizemli adamı oynamıyorum. Bıraksınlar artık üstüme düşmeyi . Ben mutlu olmak için değil yaşamak istediğim için hayattayım. Sadece yaşamanın mutluluk dışındaki gerekliliklerini yapıyorum . Neler yaşadığımı anlatmaya mecalim yok. Frejya " gel " dese , bu gün giderim , arkama bile bakmam . Kafamın diğer yanı hazırla kendini git ve en iyi savaşçının sen olduğunu göster diyor. Bu biraz , egosal sanırım beyinle alakası yok özür dilerim. " Özür dilerim " işte bu . Bunu söyleyememek , çok kötü bir duygu Frejya . Eğer duyuyorsan ki duyuyorsundur , sen bir Tanrısın. Bunu söylersen her şey düzelir. Sen de o cesaret yok işte. Özür dileyip beni tekrar yanında isteme cesareti. Tek başıma konuşuyorum ve herkes deli diyor. Böylesi daha iyi , şimdi dinlenmeliyim. Hemen şuradaki boşlukta.
Yorumlar
Yorum Gönder